19 Nisan 2010 Pazartesi

BANU ARKADŞIMA ÇOK TEŞEKKÜREDIYORUM

03/03/2010 19:15:00 Emin ÇÖLAŞAN
image

TÜRKİYE’de kıyametler koparken, ortalık birbirine girerken, buna aldırış etmeyen ve iyi paralar kazanan uyanık gençlerimiz de var. Bunlardan biri Abdullah’tan olma, Hayrünnisa’dan doğma genç yetenek, geleceğin büyük işadamı Emre Gül. Aynen bir başka genç yetenek, kısa sürede gemicik-memicik sahibi olmayı başaran Tayyip’in oğlu gibi!

Şimdi lise öğrencisi olan Emre daha bu yaşta şirketler kurdu, ortaklar buldu ve iş hayatını başarıyla sürdürüyor. Çeşitli alanlarda web siteleri oluşturan yavrumuz hem şirketleri, hem de kurduğu internet siteleri üzerinden ticaretini sürdürüyor.

Şimdi yeni bir siteyi daha hayata geçirmiş:

“Türkiye’nin en lezzetli alışveris sitesi... Memleketten gelsin.”

Siteye girdiğinizde ağzınız sulanıyor. Genç yetenek sizlere Hatay’dan künefe, Trabzon’dan ekmek, Kars’tan eski kaşar, Kayseri’den pastırma, sucuk, mantı, her yerden her şeyi satıyor. Sattığı mallar arasında ayrıca halı, bornoz vesaire var. İnternet sitesi değil, adeta süpermarket.

İşleri de çok iyiymiş, iyi paralar kazanıyormuş.

Abdullah’tan olan ve Hayrünnisa’dan doğan genç yetenek Emre Gül bu arada tereyağı ve zeytinyağı satmayı da ihmal etmiyor. Şimdi babasının yolundan giden uyanık çocuğun internet sitesine girelim ve zeytinyağını nasıl ve hangi ifadelerle pazarladığını görelim:

“Son yıllarda yapılan araştırmalar zeytinin yalnızca lezzetli bir gıda değil, bunun yanında yüksek kaloriye sahip önemli bir besin kaynağı olduğunu ortaya koymuştur. Zeytinin yanı sıra, zeytin yağı da önemli bir besin kaynağıdır.”

Buraya kadar olan bölüm bilimsel! Şimdi satış işleminin devamını okuyalım:

“Kuran’da zeytin ağacının yağına şu ayetle dikkat çekilmiştir:

"Allah göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali, içinde çerağ (mum) bulunan bir kandil gibidir. Çerağ bir sırça içerisindedir. Sırça sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır. Bu öyle bir ağaç ki, neredeyse ateş ona dokunmasa da, yağı ışık verir. Bu, nur üstünde nurdur. Allah kimi dilerse onu nuruna yönelltip iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah her şeyi bilendir. Nur Suresi 35."

Bu bölümde surelerden örnek verip zeytinyağı satışı yapmayı amaçlayan yavrumuz, internet sitesindeki tanıtımını şöyle sürdürüyor:

“Yukardaki ayette ‘mubareketin zeytunetin’ ifadesiyle zeytin ‘bereketli, kutlu, uğurlu, sayısız yarar sağlayan’ anlamlarına gelen ‘mübarek’ sıfatıyla nitelendirilmiştir. ‘Zeytuha’ ifadesiyle bildirilen zeytinyağı, tüm katı yağların aksine, tüm uzmanlar tarafından başta kalp ve damar sağlığı için olmak üzere en çok tavsiye edilen yağ türü olarak bilinmektedir.”

Abdullah’tan olma, Hayrünnisa’dan doğma genç yetenek, zeytinyağı satabilmek için işte böyle, Kuran’dan referanslar veriyor!

Hemen sonrasında da zeytinyağını kaça sattığını açıklıyor:

Kredili peşin fiyatı 65.99 TL. Ayrıca taksit seçenekleri...

Ayrıca bu arkadaştan special kestane şekeri, peynir, tereyağı, künefe, pastırma, sucuk, pişmaniye, üzüm kurusu vesaire almak isterseniz, internet sitesi emrinizde!

Ancak benden size tavsiye, kendisinden zeytinyağı alıp sevaba girin. Sakın ola ki “Bu çocuk da din ticaretine mi soyunmuş” demeyin! Asla soyunmamış, hiçbir zaman!

Zeytinyağı satmak başka, din ticareti başka! İkisini ayırmayı bilin!

Söz çocuktan açılmışken, yavrumuz şu anda Ankara’da, TED Ankara Koleji lise sınıfında okuyor. Şimdi size birkaç gün önce Odatv internet sitesinde yer alan ve doğrulanan haberi iletiyorum:

Mehmet Emre Gül’ün annesi Hayrunnisa Gül bir süre önce okul müdürünü arayıp oğlunun kendisini ziyarete geleceğini söyledi. Okul müdürü, Hayrünnisa Gül’e ‘Tabii ki gelebilir’ dedi.

Emre Gül okul müdürüne geldi, ‘Namaz kılmak istediğini, bunun için okul içinde namaz kılınacak bir yer, yani mescit açılmasını’ istedi.

Bu isteğe çok şaşıran okul müdürü ‘Bügüne kadar TED Kolejinde böyle bir şey olmadığını, bundan sonra da olmayacağını’ söyledi.

Gül’ün bu istekte bulunması hayli ilginç! Çünkü TED’in bağlı olduğu Türk Eğitim Derneği, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün çağrısı üzerine, Cumhuriyet’i kuran kadroların önderliğinde 1928’de kuruldu... Ve kurulduğu günden beri de TED kolejleri, eğitim ve eğitimci kadrolarıyla her zaman Cumhuriyet ve laikliğin savunucusu oldu.”

Çocuğun bu isteği okul yönetimi tarafından kabul edilse ve mescit açılsaydı, orada namaza duran Emre, Allah’a herhalde şöyle dua ederdi:

“Allah’ım, zeytinyağına senin adını koyduk, ayetler ve sureler ekledik. İnşallah iyi sonuç alalım, iyi satışlar yapalım, tereyağına, pastırmaya, sucuğa da birer ayet bulalım. Amin!”

Bir şeyi daha asla unutmayalım. Okuluna mescit isteyen buy çocuğun annesi, şimdi Çankaya’da Atatürk’ün makamında oturmakta olan kocasının yol göstermesiyle, Türk Devleti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde türban davası açmış, tam 100 bin euro tazminat istemişti. Gerekçesi de şöyleydi:

“Ben türbanla Ankara’da DTCF’ye kayıt yaptırmak istedim, kabul etmediler.”

Sonra, davasını geri çekmek zorunda kalmıştı.

Türkiye Cumhuriyeti şimdi bunların elinde. Din, ticaret, siyaset, bol kazanç, her şeyi ile!

Tükenmez.JPG

2 yorum:

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

canım , gerçekte içimden geçenleri yazabileceğimi sanmıyorum.

Diliyorum yüce rabbimden bizleri milletimizi bunlardan gelecek herşeyden korusun ve hala tapınır gibi destekleyenlerinde gönül gözlerinide gerçek gözlerinide açık eylesin.
teşekkürler ,sevgiler

esra dedi ki...

Belgüzaranne emin çölaşan hayranımısınz?yoksa yazdıkları baştan sona kadar haklı da desdekliyormusunuz??bir blogcu bloğuna koymuş emin çölaşan yazısını,blogcularda ekleyip duruyor bloglarına,okuduğum yazıya sadece güldüm..üzerinde konuşmaya bile gerek yok...ben kendi fikrimi söylüyorum ..blog arkadşlığımızı etkilesin istemem..bu mesajımın...

gönlümden geçenlere bakın

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

bannerımı alırmısınız?


p>”"

gönlümden geçenler

gönlümden geçenler